PAÜ Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, Kanserin sosyal, psikolojik ve ekonomik yönleri olan, hastayı ve hasta yakınlarını etkileyen çok yönlü ve ciddi bir hastalık olduğunu belirtti. Son derece önemli olan bu sağlık sorununa halkın dikkatinin çekilmesi ve kansere yönelik bilincin arttırılması için 1-7 Nisan tarihleri arasının Kanser Haftası olarak belirlendiğini dile getiren Prof. Dr. Doğu, kanserle savaşa yönelik ilgi ve farkındalığın artırılmasının amaçlandığını kaydetti.

Prof. Dr. Doğu, “Dünyada nüfusun yaşlanması ile birlikte, 2040 yılında 29.9 milyon yeni kanser vakasının ortaya çıkacağı ve 15.3 milyon kişinin ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülmektedir. Dünya kanser istatistiklerine göre; 75 yaşa kadar her 5 kişiden 1’inde kanser gelişme riski, her 10 kişiden 1’inde ise kanser nedeniyle hayatını kaybetme riski mevcuttur. Türkiye’de ise sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp-damar hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm sebebi olarak dikkat çekmektedir” dedi.

KANSERİN GELİŞİMİNDE YÜZDE 90 ÇEVRESEL, YÜZDE 10 GENETİK FAKTÖRLER ETKİLİDİR

Kanserin önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, erken tanı ve tedavi kanserli hastalarda önemli oranda iyileşmenin mümkün olduğunu vurguladı. 

ERİŞKİN UYARDI: GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ YALNIZCA BİR AKSESUAR DEĞİLDİR ERİŞKİN UYARDI: GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ YALNIZCA BİR AKSESUAR DEĞİLDİR

Prof. Dr. Gököz Doğu, “Bilgi eksikliği, korku, ihmal gibi nedenlerle tanı geciktiğinde tedavi de güçleşmektedir. Tarama asemptomatik hastalarda hastalığın erken evrede belirlenmesidir. Kansere bağlı erken ölümlerin yüzde 30-35’i bu sayede önlenebilmektedir. Böylece ileri evre kanserler için gerekli olan agresif tedaviler ve yan etkiler de azaltılabilir. Bu da bize tarama programlarının erken tanı ve tedavide ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Kanser birçok faktörün bir arada etkileşimiyle oluşur. Kanser gelişiminde, yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörler etkilidir. Çevresel faktörlerde düzelme ile gelişmekte olan kanserlerin günümüzde yüzde 30 yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir. Yaygın görülen birçok kanser türünün en az üçte biri daha sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması, fiziksel aktivitenin artırılması, alkol kullanımının azaltılması ultraviyole radyasyondan korunma, mesleksel ve çevresel maruziyetlerin önüne geçilmesi ile önlenebilmektedir. Ülkemizde meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleri için toplumun kaynaklarına ve hastalık yüküne uygun olarak tarama programları yürütülmektedir. Ayrıca prostat ve akciğer kanseri için de bazı durumlarda tarama yapılması, onkolojide etkinliği gösterilen kanserler arasındadır” dedi.

“ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR!”

Kanser tedavisinde erken teşhisin hayat kurtaran en önemli unsur olduğunu belirten Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, “Kanser taramalarımızı zamanında yaptırmak kanserle mücadelede önemlidir. Pamukkale Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı olarak sadece Denizli’ye değil çevre il ve ilçelerden gelen kanser hastalarına da tedavi hizmeti vermekteyiz. Verilerimizi taradığımızda geçen 1 yılda toplam 72.570 poliklinik başvurusu olduğunu ve bunlar içinde 4745 hastanın yeni tanı olduğunu saptadık. Bu rakamlar kanser vaka sayısında ciddi artış olduğunu ve Denizli ile çevre illerden çok sayıda hastaya hizmet verdiğimizi ifade etmektedir. Ayrıca merkezimiz bünyesinde multidisipliner yaklaşımla hastalar değerlendirilmekte ve tedavisi planlanmaktadır. Bu yıl “Kanser Değil Sen Güçlüsün” sloganıyla farkındalık çalışmaları planlıyoruz” dedi. HABER MERKEZİ